Product has been added to Cart

X
GO TO THE CART
CONTINUE SHOPPING

28

OCT'20
Kalbini Sadeleştirme Vaktin Gelmedi mi?

KALBİNİ SADELEŞTİRME VAKTİN GELMEDİ Mİ?
Bugün sadeleşme üzerine yazı yazmaya karar verdim.
Uzun zamandır yapmak istediğim ama  bir türlü başaramadığım, -daha doğrusu üşendiğim- ve nihayet kendimi dürtüp, 'artık yeter, kalk ve harekete geç!' dediğim bir günün sonunda; kendimi sadeleşmeye niyet ederken buldum.
Sadelikle ilgili birçok makale, konu ve kitaplar mevcut. Ben tekrar ve tekrar bunları yazarak sizi sıkmayı istemem fakat kendime göre birkaç cümleyi sizlerle paylaşmaktan keyif duyarım. Umarım sizler de okudukça keyif alırsınız.
Sadeleşmek denilince akla ilk gelen şey elbette -işe yaramayan, kullanılmayan, fazlalık eşyalardan kurtulmak- oluyor. Gerçekten de öyle... Bir gün elime kahvemi almış oturuyordum, kitap okumaktan dolayı ağrıyan gözlerimi ovuşturduktan sonra etrafa baktım. Sanki duvarlar, eşyalar, her şey üstüme geliyor gibiydi. O kadar göz yorucuydu ki, ruhuma sirayet ediyordu. Silindir makinesinin altında eziliyormuşum gibi garip bir his ruhumu sıkıyordu. Kahvemi bitirdim, kitabımın kapağını kapattım ve 'ne yapabilirim?' diye düşündüm.
Cevap basitti.
Mutlu olacağın, nefes alacağın, kendini daha iyi hissedeceğin bir ortam oluştur!
O gün hemen bir plan yaptım ve hızlıca işe koyuldum. Uzun süredir kullanmadığım, varlığını dahi unuttuğum her ne var ise hepsini ayırdım. Giysiler, kozmetik ürünleri, çekmece içleri, banyo dolapları, buzdolabı, bilgisayar ve telefon içerisindeki fazla dosyalar, resimler... Aklınıza gelebilecek ne var ise hepsini azalttım ve kendimi koltuğa bırakıp etrafıma baktığımda çok acayip bir şekilde yenilenip, yeniden doğduğumu hissettim.
Fakat sonra bir şey fark ettim. Yüreğimde garip bir şekilde huzursuzluk vardı. Ve zihnim çorap çekmecesi gibi karmakarışıktı. Tamam eşyalar azalmıştı, artık daha ferah, daha düzenli ve sadeydi ama kendi içime dönüp baktığımda bir şeylerin fazlalığı beni rahatsız etti. Huzursuzca yerimde kıpırdanmama sebep olan bu hissin ne olduğunu kavramıştım.
Yüreğim ve zihnim gereksiz o kadar şeylerle doluydu ki, asıl temizlenmesi ve sadeleşmesi gereken yerler orasıydı.
Peki bunları keşfetmem ve uygulamam nasıl mı oldu?
Önce kalbimin sesini dinledim ve kendime şu soruları sordum. 'Bu hayattaki amacın ne, istediklerin neler, kalbini yoran duygular hangisi, neden yüreğin daralıyor, huzursuzluğu neden hissediyorsun?' Ve daha birçok buna benzer sorularla yoğrulurken, aslında kalbime ne kadar çok ihanet ettiğimin farkına vardım. Kalbim benimdi ve beni de Rabbim yaratmıştı. O yüzden kalbimi sadeleştirmek adına, tüm kötü duygu ve hisleri temizlemeye karar verdim. Kime kırgınsam affettim,  kibir, riya, gösteriş, hased, öfke, kıskançlık... Aklıma gelen ve olasılığı olan her türlü duygudan arınmaya niyet ederek, güzelce tövbe ettim ve temizledim. Aynı şeyi zihnim içinde yaptım... Beni üzen, ileri adım atmamı engelleyen, gözyaşlarıma neden olan, hatta beni hayattan soğutabileceğine inandığım ne kadar kötü düşünce var ise, onları da temizlemeye niyet ettim ve belleğimi boşalttım.
Tabii temizlemekle iş bitmiyor, ev hanımları özellikle bilir ki, temizlik nankör işidir derler. Bugün temizleriz, akşamına pislenir her yer.
Eşyaları temizlemek, sadeleştirmek gerçekten çok kolay. Zor olan kalbi ve zihni sadeleştirebilmek. Evini temizler gibi her defasında oluşan duygu ve düşünceleri temizlemek  ne kadar yorucu olsa da, kendimizin huzuru ve iyiliği için bunu yapmak gerekiyor. Kötüleri silmek ve atmak, iyileri iyice parlatıp bırakmak gerekir.
Bugün gel sen de sadeleşmeye niyet et... Ne kadar kötü düşünce ve duygun varsa onları çöpe at, ardına dahi bakma, karıştırma. Önünde sana açılan ışığı, aydınlığı keşfet. Seni üzen ve zarar veren toksik ilişkilerini, arkadaşlıklarını gözden geçir ve gerekirse onlardan da kurtul. Yenilen, yeniden doğduğunu hisset. Allah'a daha çok yönel. Geçmişi unutup geleceğe yeni umutlar ve dualarla bak...
Senin ruhun ve kalbin sade olsun ki, gelene de, gidene de huzuru hissettiresin... Gelen 'oh ne güzel yermiş' diye sevinirken, giden; 'ah keşke gitmeseydim, ne de güzel yerdi.' diyebilsin...   
Sadeliğinle ömrünü şıklığa dönüştürdüğün, göz kamaştırıcı  nice günlerin olsun...
Hayırla kal güzel insan :)