Product has been added to Cart

X
GO TO THE CART
CONTINUE SHOPPING

27

JUL'14
Ramazanın Son Gününe Özel İftar Menüsü

 

 

    Bir ramazana daha ulaşmış olmanın şükrünü eda ederken nasıl geçtiğini anlayamadan sonuna gelmiş bulunuyoruz. Öncelikle Rabbimiz tuttuğumuz oruçları yalnızca susuzluk ve açlıktan ibaret olarak değil bilinçli tutulan ve Kabe’de, Mescid-i Nebevide açılan oruçlara denk kılsın. Ramazan boyunca sizlere iftar menüleri sunmaya, davetlerinizde veya aile  yemeklerinizde, elinizde olduğu kadar lezzetli sofralar hazırlamanıza yardımcı olmaya çalıştık. Bugün menü paylaşımı yapamıyoruz zira bugün Kainata rahmet olarak gönderilmiş ve her şuurlu müslümanın örnek alması gerektiğini bildiğimiz Efendimizin ramazan adabını, sofra adabını, yemek adabını anlamaya çalışacağız.

    Peygamber efendimiz her yemekten sonra ellerini mutlaka yıkar ve hemen sonrasında havlu ile kurulamaz ellerini çırpmakla yetinirdi. Çünkü eller yıkandıktan sonra ıslak haliyle havluya sürülmesi havlu üzerinde hali hazırda mikropların ellerine bulaşması demekti.

“Kim Allah’tan, evinin bereketini arttırmasını isterse yemekten önce de sonra da elini yıkasın.” (İbn Mace) 

Hepimizin bildiği gibi Ramazan rahmet,bereket, mağfiret ayıdır. Tüm günahların bağışlandığı, şeytanın bağlandığı bu ayda Rabbim hakkıyla oruçlarımızı tutmuş olmayı bizlere nasip etsin.

Her şeyin bir zekâtı vardır, cesedin zekâtı ise oruçtur. Oruç sabrın yarısıdır.” (İbn Mace)                                                                                                                                                                                         “Nice oruçlu kimseler vardır ki oruçtan nasibi, sadece açlık ve susuzluktur.” (Taberani)                                                                                                                                                                                    “Peygamber (sav) iftar ettiği zaman şöyle derdi: susuzluk gitti, damarlar serinledi ve inşaallah sevabı da kesinleşti.” (Ebu Davud)

Hz Muhammed (sav) sahur ve iftarda genellikle hurma yiyebilir ve su içerdi.

Diğer sahabelerden farklı beslenmeyen ve ailesini de öyle yedirmeyen Resulullah Efendimiz, yiyecek bir şey bulamadığında yemez, bulduğundaysa çoğunu dağıtırdı.

Hz. Muhammed, hiçbir dönemde aşırıya kaçmamış, aşırılığı övmemişti. İftar ve sahurlarda, bolluk içinde ziyafetler tertip edilen günümüzde bu işin sağlık yönünü de hatırlatıyoruz.

Riyazü-s Salihin adlı hadis kitabında yer alan bir hadiste de Resulullah (sav) müminlere nasıl yemek yenilmesi gerektiğini anlatırken özetle, “Mide üçe ayrılmalı: bir bölümü yemek, bir bölümü su için olmalı. Son bölüm ise boş kalmalı” diyor. Bu sebeple özellikle yemeklerini masa üzerinde değil yer sofrasında yer, oturduğunda bir bacağını karnına doğru çekerek midesine baskı yapar böylece midesini haddinden fazla doldurmamaya dikkat etmiş olurdu.

Orucun açılması konusunda ise “Kim hurma bulursa iftarını hurma ile açsın, kim bulamazsa orucunu su ile açsın. Çünkü su temizdir.” (Tirmizi) buyurmuştur.