04

EYL'15
Kendini Teselli Değil Teslim Edeceksin


 

 

Gerçekten İbrahim, hak dine yönelen, Allah’a itaat üzere bulunan, tek başına bir ümmet idi”(nahl) İbrahim (as) dunyaya gozlerini actığında hanesiyle  imtihanda idi, itaatinden dönmedi. Hakkı hakikatı soylemekten, aramaktan vazgecmedi. Kavmiyle imtihanda idi itaatinden dönmedi.

Hakikatı haykırmaya devam etti.  “yanmakla "imtihanda idi itaatinden dönmedi. Yer ehli feryat etti, melekler yardıma geldi… "dostundan gayrisini” reddetti.  Esleriyle imtihan edildi… Rabbinin buyruguna teslimdi.  “evladını kurban etmesi emredildi”…

Hükmün makamı belli idi, bir lahza dahi tereddüt etmedi… 

Ayrılıkların, acıların, hasret kalmaların her türlüsüne rabbi rahimin rızası icin tereddutsuz tebessum etti.  İbrahim (a.s) ek basına ummetti… dünya kalbine bir an dahi girmedi… dostuyla arasına hic bir gölgeyi cekmedi… kurban! yaklastıran, allaha yakın kılan…kurban… ibrahim (as) den miras kalan.  Kurban rabbi rahimden kuluna lutfolunan ve yine rabbi rahimin sonsuz lutuflarının kapısını aralayan.  

İbrahim (as) ne varsa yurekte Allah'a kurban edebilmenin en guzel ornegiydi.  İbrahim kurban ettikce zevku sefayı, evladı ve bilcümle dünya azığını;   daha fazlasıyla, daha hayırlısıyla nasiplendirildi.

İbrahim (as) dostluk makamının sahibiydi…  Dost olabilmek icin tum dünya zevklerinin, nimetlerinin gurbetinde olmayı “zillet,zulum” diye gormedi; huzurla, askla kabullendi … ve rabbinin kurbiyetine (yakınlığına) erişti.  Ateş nasılsa yakmaz demedi! Ates yaksa da Allahtandır dedi… Teslimdi…  İsmail(as) i, Hacer annemizi emre boyun eğip uzagına bıraktı…

Bir an olsun ardına dönüp bakmayacak kadar RABBİne teslimdi…  İsmail (as) e bıcak dokunmaz nasılsa niyetiyle değil, dokunsa da ismail (as) allahın emaneti suuruyla teslimdi…  İbrahim (as) kurban ettikce yuceldi! teslim oldukca dostunun sonsuz lutfuyla sereflendi.  “ibrahim (as) tek basına ummetti” ibrahim (as ) ‘ın duasıyla: “Rabbimiz, şüphesiz Sen, bizim saklı tuttuklarımızı da, açığa vurduklarımızı da bilirsin. Yerde ve gökte hiçbir şey Allah'a gizli kalmaz.”(38)“Hamd, Allah'a aittir ki, O, bana ihtiyarlığa rağmen İsmail'i ve İshak'ı armağan etti.

Şüphesiz Rabbim, gerçekten duayı işitendir.”(39)“Rabbim, beni namazı(nda) sürekli kıl, soyumdan olanları da. Rabbimiz, duamı kabul buyur.”(40)“Rabbimiz, hesabın yapılacağı gün, beni, anne-babamı ve mü'minleri bağışla”(41) (İbrahim suresi) ve kendi kırık dökük lisanımla: Ya rabbim, ey rabbi rahimim gönlümüzdeki putları ibrahimce (as) bir suurla kırdır bize hasretleri, dinmeyen yurek yanmalarımızı  Zatının  rızası rengine boya da, sevdir bize.  Lutuflarını idrak edecek basireti ver bize… ver ki evladımın bir ibrahim teslimiyeti golgesinde emanet oldugunu unutmayayım. unutmayayım da, evladı, malı, canı,cananı sevmek de haddi asmayayım…   Öyle bir teslimiyet nasip et ki ;  dünyaya “dostla arama girme” diyecek kadar askınla hemhal olayım.  ve rabbim sonsuzca sukurler olsun sana; yuklemediğin agır yukler icin sonsuzca sukurler.  

Lutfettiğin sonsuzca nimetler icin sukurler…  ve elbette ki  “ah teslimiyet” tereddütsüz bir tebessümle teslimiyet…  nasip ola!