22

EKİ'14
Seherler Ganimettir
 
Olgunluğa erişmiş mü’minler için geceler, derûnundaki sükunet ve feyiz dolayısıyla müstesnâ bir ganimettir.
 
***
 
Herkes uyurken uyanık olmak, Mevla-yı Müteâl’in rahmet iklimine girmek, muhabbet ve merhamet meclisine dahil olan müstesna kullardan olmak demektir.
 
***
 
Gönüllerde aşk ve muhabbet-i ilâhiyenin şiddeti ne kadarsa, gece namazına ve tesbihata rağbet ve riâyet de o derecede tezahür eder.
 
***
 
Geceler, azâb-ı ilâhîden kurtuluş için en mühim iltica vakitleridir.
 
***
 
Gece, tatlı ve yumuşak yatakları sırf Allâh Teâlâ’nın rıza-yı şerîfi için terk ederek ilâhî huzûra yalnızca muhabbet ve aşk sebebiyle baş koyma zamanıdır.
 
***
 
Eğer mü’min, geceyi gayeli kullanıp ve zikrin rûhâniyetinden nasip alabilse gecesi gündüzünden daha aydınlık olur.
 
***
 
Seherde başlayan tevhidin rûhâniyeti günlerimizi ve gönüllerimizi ihata ederse son nefesimiz yâni dünyâda her şeye büyük vedâ anı da, kelime-i tevhidin rûhâniyeti ile inşallah bir şeb-i arûsa dönüşür.
 
***
 
Seherlerde getirilen salâvat-ı şerîfenin kıymeti pek yücedir. Rasûlullâh -sallallâhu aleyhi ve sellem- Efendimi’ze karşı bir muhabbet ve heyecan vesilesidir.
 
***
 
Cesedimizin maddi gıdaya ihtiyacı olduğu gibi ruhumuzun da Halık’ını tanıyıp kulluk yapabilmesi için mânevî gıdaya ihtiyacı vardır.
 
***
 
Gecelerin feyzinden istifadeyi ihmal edenler, sabaha yorgun ve uyuşuk çıkarak gündüzün bereketinden mahrum kalırlar.
 
Sabahın selametini elde etmek isteyen her insan, ilâhî ve manevi manzaraların iklimine girebilmek yolunda gecesini gayeli kullanmak mecburiyetindedir.
 
***
 
 
 
Bir mü’minin gecesini tamamen uykuda harcayarak ilâhî feyiz ve rûhâniyetten mahrum kalması, geceleri bir heykel donukluğu içinde uykuya kurban etmesi büyük bir hüsrandır.
 
***
 
Bir yaz bulutu hâlinde geçen dünyâ hayatı, âhiret endişesi olmadan yaşanıyor ise bu, gündüzü akşamsız telâkkî etmekten başka bir şey değildir.
 
***
 
Gerçekten geceler, sıhhi, içtimai, ahlaki ve bedii bir libas yâni örtüdür.
 
İzdivaç kanunu bakımından da saadet libasıdır. Aynı zamanda mahremiyeti koruyan bir sır perdesidir.
 
Maddî ve mânevî gizlenme isteyenler için de bir sığınaktır.
 
Bu bakımdan geceler, bir bakımdan Hakk âşıkları için bir vuslat demi olurken diğer taraftan mücrim ve nefsine mağlup olanlar için de büyük bir aldanıştır.
 
***
 
Gecenin sükûn ve bedii manzarasının cazibesi ve sırları, onu ibadet ve tefekkürde derinleşerek geçirenlere aittir. (Altınoluk Dergisi, Şubat 2000, Gecedeki Sır)
 
***
 
İhlâs, samimiyet, aşk ve vecd içinde bir kulluk hayâtı yaşayabilmek için gecelerin feyzinden istifade edebilmek şarttır.
 
***
 
Gece ve gündüzlerin ibadetlerle ihya edilmesinin yanısıra, bu ibadetlerin kalbî bir rikkat ve hassasiyet ile îfâ edilmesi de son derece mühimdir. (Altınoluk Dergisi, Şubat 2005, Hak Dostlarının Gönül İkliminden Saadet Damlaları)
 
***
 
Kalbler, ancak Hak Teâlâ ile beraberlik sâyesinde yâni kalbin bir nazargâh-ı ilâhî hâline gelmesi neticesinde uyanır. Bunun en feyizli yolu ise bilhassa seherlerde îfâ edilen zikirlerdir. (Altınoluk Dergisi, Kasım 2003, Ramazan-ı Şerîf)